BENİM CUMHURBAŞKANI ADAYIM MAESTRO PAGANİNİ!

Haber bültenleri "yağmur yağmıyor" diyor, "kar yok" diyor; yağış yokmuş. Barajlar kurumuş. Koca koca şehirler susuz, ormanların bir kısmı ıssız, televizyonları başında tüm bu olan biteni "izleyen" biz sayın seyircilerinse yüreğinin bir tarafı "sessiz" kalmış. Ocak 2007! Yerküre biraz daha ısınmış, dilimiz damağımız biraz daha kurumuş; anladık. Sırtlarında damacanayla su taşıyanlar, belki de hayatlarında ilk kez kışın gelmesini bu kadar çok istemiş. Bu sabah yağmur yok İstanbul’da... Bir Yılmaz Erdoğan şiirinde olduğu gibi, Ankara’ya yine usul usul karbonmonoksit yağıyor ama bu defa kar yok; sokaklar beyaz tenhalığına henüz çekilmedi. Duyduk ki İzmir’in keyfi yerindeymiş, yeni yıl hoş gelmiş.
Ah...
Sizi bilemem ama ben yeni yıla hüzünlü giriyorum. Yaşım henüz abartılı hanelere dayanmadı, merak etmeyin. Başım biraz daha dönüyor sadece, midem biraz daha bulanır oldu. Sakın yanlış anlamayın, Cumhurbaşkanı’nı da ben seçmeyeceğim. Erken seçimi de ben ilan etmeyeceğim. Milletvekili adayı da olmayacağım çünkü henüz yaşım dahi tutmuyor. Yoksa... Ben yapacağımı biliyorum! Ah, güldünüz mü yoksa? Benim canımı sıkma sevgili okur. Sadece düşünmeye çalışıyorum. Sadece dilim biraz daha tutuldu, ellerim kollarım bağlandı birazcık daha. Yağmur yağsın istiyorum işte, kar bekliyorum penceremden sokağa bakıp. Her sabah hem de. Birazcık da asabiyim... O kadar.
Bu bekleyiş, ummak anlamındaki bir bekleyiş de değil, bir şey için beklemek sanki. Bir değişim için. Günü-saati belli olmayan, ama, gelecek olan bir değişim için. Kozmik tetiklemeden de nasibini alan benim hem. 2007... 2008... 2009... Bunlar sadece sayı. Değişime verilen ad eşittir zaman; öyleyse, sizin yıllarınız geçtikçe benim beklediğim değişim yaklaşmış oluyor. O yüzden, bunlar sadece birer sayı, evet; sayı. Saymakla bitmiyor. Ama geçip gidiyor. Her yere bastığım an, bastığım yönü tayin eden zeminin çepeçevre yaratıldığını görüyorum.
Değişiyor...
Son zamanlarda tanıklık ettiğim tüm güzel şeyler bir bir bozuluyor gibi geldiyse de abartmamak lazım sevgili okur, değil mi? Değil! Ah, ben sizlere bunları neden anlatıyorum? Neden anlatıyorum?, dememe gerek kalmıyor; görüyorsunuz, dünyada hiç de iyi şeyler olmuyor. Şimdi kalkıp da bana "karamsar" derseniz, "hiçbir şey iyi gitmiyor" dediğinizde hesabını sorarım: Hani her şey güzel olacaktı? Aklına mukayyet ol sevgili okur! Ben iyi değilim...
Önce içecek suyu bul, sonra konuşalım istersen. Birileri petrol için birilerini öldürüyordu ya hani, yalan! Yok öyle bir şey. İnanma. Ama, elindeki küçük pet şişeye sahip çık. O senin en kıymetli hazinendir. Plastikliğinden değil elbette, içindekinden dolayı. Su! Soğuk su! Hani bir zamanlar bir banka reklamı vardı; çocuk, su satıp biraz para kazanıyor, sonra, sudan kazandığı parayla limonatacıya döndürüyordu işi. Büyüdükçe büyüyordu. İşte şu anda da bazı şeyler, büyüdükçe büyüyor. Yani, "sudan ucuz" deyimini rafa kaldır canım okur, "sudan pahalı" bir hayat seni bekliyor. Seni izlemeye devam ediyorum! Gözlerimden süzülen, bir damla su savaşı...
Değişiyorsun!
"Gözlerinde dolaşıyorum
bir parkın içindeymişim gibi
bir çocuğun eli
dünyanın turuncu kabuğunda geziniyor
portakal sanıp dünyayı.
Öyle konuşuyoruz ki,
yorgun perdeleri çeke çeke
sabah geçiyor aramızdan." *
Sana diyorum sevgili okur, "Bana ne?" diyeceksin ya şimdi... Sana ne mi? Ah, ben sana hiçbir şey anlatmıyorum! Dergin senin olsun. İçindekileri de sayıyorum senin için, sonra da susuyorum. Sus... Su...
Huzurlarınızda, Smart Dergi yıl iki, sayı dört, ocak iki bin yedi...
GÜNCEL ve AKTÜALİTE BÖLÜMÜ:Pulitzer’li İdam Mangasının Sahibi Ortaya Çıktı! / Kadın Bir Mimarın Ellerinden, Avrupa-Kültür-Başkent(i)-İstanbul / Büyük Müzik Adamı, Atlantic Records’un Efsanevi Patronu Ahmet Ertegün’ü Kaybettik! / Anadolu Halkı Yağmur Duasında! / Seçimin Kokusu Geldi: Seçmen Listeleri Askıya Çıkarılıyor
BİLİM BÖLÜMÜ: Küresel Isınma / Nöro-Estetik: Sanatın Nörolojisi / Kuantum Fiziği’ne Kolay Anlaşılır Bir Giriş / Dişçiler Kazı Alanında / Prof. Dr. Alim Smartstein Sorularınızı Yanıtlıyor!
KÜLTÜR ve STİL BÖLÜMÜ:Röportaj- Oyun Atölyesi’nde Oynamayı Yasaklayan Adam, Haluk Bilginer! / Başucu Kitapları: Jerome David Salinger’in Gönülçelen’i - Rastlarsa Birine Biri, Çavdarlar Arasında... / Başucu Plakları: Grace-Jeff Buckley / Dosya-İnceleme: Bir Dünya, Bir İmaj, Bir Kanal - MTV! / Öykü: İvka’nın Hikayesi - Bir Ruhun Acı Hastalığı / Dosya-İnceleme, Birinci Bölüm: Yeryüzündeki Cennet’in Sahipleri - Hasan Sabbah ve Fedaileri
SANAT ve MODA BÖLÜMÜ: İlhan Erşahin, İlhan Erşahin Müziği ve Dünyada Bir Damlacık Oluşumuz Üzerine: Dünya Kocaman! / Bir Huzursuz Hanımefendinin Müziğine ve Yaşamına Dair: Uslu Dur! Yoksa Seni Daimanda Galas’a Veririm! / Evvel Zaman Karalamaları-1: Dipteki Yoğun Kütle, Lars von Trier’in Dogville’i / Festivallerden Haberler: Underdog Film Festivali 2007, 18. Ankara Film Festivali
TEKNOLOJİ BÖLÜMÜ: Tematik İnternet Rehberi-Fotoğraf ve Fotoğrafçılık Üzerine Beş Güzel İnternet Sitesi / 2007 Model Teknolojik Hastalıklar: Othello Sendromu, Yabancı El Sendromu, Huzursuz Bacaklar Sendromu, Olfaktör Referans Sendromu, Capgras Sendromu, Munchausen Sendromu! / Blog Zirvesinden 'Güç' Çıktı: 10 Yıl İçinde Başka Bir Medya Olacak / YouTube, İran’da Sansüre Takıldı! / 2007 Sanal Savaşları Hayırlı Uğurlu Olsun!: Hackerlardan Yepyeni Siber Savaş Cepheleri...
EDİTÖRYAL ÇALIŞMALARI, YAZILARI, ÇİZİLERİ ve FOTOĞRAFLARIYLA BU SAYIDA EMEĞİ GEÇENLER: Alper Anıker / Burcu Er / Burcu Doğru / Deniz Yavuz / Eda Özdek / Emre Durmaz / Esra Demirkıran / Hande Arpat / Hande Sarıkuzu / Irmak Bilun Erim / Irmak Dilligil / Işıl Bayraktar / İdil Dizdar / İpek Demirsu / Metehan Dönmez / Onur Görünmez / Ozan Önen / Prof. Dr. Alim Smartstein / Seren Hoştamer / Tuğba Özcan / Volkan Altınok / Yetkin Çaka İnce / Zeynep Bal...
Dayanamadım sevgili okur.
Yüreğim el vermiyor.
Yazıyorum. Değişiyorum.
Değiş...
Uzun uzun yürüyorum yine, kar yağsın istiyorum artık, yağmur... Kulağımda Jeff Buckley’den Forget Her çalıyor tekrar tekrar. Aklımın bir ucunda Holden Caulfield var yine; her yere bastığım an, bastığım yönü tayin eden zeminin çepeçevre yaratıldığını görüyorum. İstanbulsuzluk korkusu değil bu seferki sorun.
Seni izlemeye devam ediyorum, değerli okur.
"Ellerin nergisler gibi
beyaz kokuyor.
Öyle konuşuyoruz ki,
Maestro Paganini yasemin bahçesinde
kemanını yağmura göre akortluyor." **
Keyifle kal;
hoş düş olsun...
Ozan Önen
Genel Yayın Yönetmeni ve Kreatif Direktör
ozanonen@smartdergi.com
http://www.ozanonen.com
Fotoğraf 1: I’m Only Happy When It Rains, İdil Dizdar
Fotoğraf 2: Winter Is Like A Virgin, Emre Durmaz
*, ** : Öyle Konuşuyoruz Ki, Mesut Adnan / küçük İskender Aşk Şiirleri Kolonisi
