İki büyük dünya savaşı bitmiş, dünyanın dengeleri ve sınırları bir kez daha şiddetle sarsılmış, Büyük Buhran’ın ertesinde Soğuk Savaş’ın umutsuz çocukları büyümüş-serpilmiş ve genç delikanlılar, genç kızlar olacak kadar gelişmişler. Alaycı Babyboomer’lar, medyaya alerjik X- Generation’ı dünyaya getirmiş, torunları Y-Generation’ının da ilk adımlarını izlemişler. Savaşların ve sefaletin suçlusunu aramayı bırakıp kendi umutsuzlukları içinde kaybolan Beatnik’ler Dada’yla kol kola başlamışlar bohem hayatlarına. Zamanla ne X’ler kalmış, ne Y’ler, koca koca nesiller, isyankar 60’lar, politik 70’ler, diskocu 80’ler medyanın oyuncağı olmuş, kendi serkeşlik havuzlarında boğulmuşlar. Woodstock günleri nostaljik hayallerde yerini çoktan almış, müzik, gençlik, kimlikler, bedenler sonsuz bir promosyonun, Nietzsche’nin lafıyla, “altın zincirleri” içerisinde kaybolup gitmiş. Peki tüm bunları neden anlattım? Bu yazının MTV hakkında olması gerekmiyor muydu? Merak etmeyiniz, benimle birlikte bu satırlara sabırla yaklaşacak kadar kibar olanlarınız için sorularım cevaplanacak. ...
Devamı